Ana SayfaSağlık Bakanlığı Haberleri“Türkiye’de doktor sayısı yeterlidir diyenlerin kulakları çınlasın”

“Türkiye’de doktor sayısı yeterlidir diyenlerin kulakları çınlasın”

Sağlık Bakanı Akdağ: Bebek ölümlerinde OECD ülkelerinin toplamının ortalama 30 yılda aldığı yolu, biz 8 yılda aldık. Bu, çok büyük bir başarı. 2010 Yılında ülkemize ait bebek ölüm hızı binde 10’a inmiştir. Bunun için hepinizi kutluyorum. Henüz bir haftadır yayında olan ‘sağlıkta buluşma noktası’ portalına, 6 günde bin 700 sağlık çalışanı üye oldu. Böylece sağlık çalışanları doğrudan hem sağlık bakanı olarak bana hem de özel durumları için sağlık bakanlığına mesajlarını iletebilecek. Aslında bir anlamda sağlıkçıların ‘tvvitter’ı diyebiliriz.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, “Bebek ölümlerinde OECD ülkelerinin toplamının ortalama 30 yılda aldığı yolu, biz 8 yılda aldık. Bu, çok büyük bir basan. 2010 yılında ülkemize ait bebek ölüm hızı binde 10’a inmiştir” dedi. Bakan Akdağ, Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen “2. Yenidoğan Günleri” programında yaptığı konuşmaya, toplantıya gelişinde pediatri ihtisasına başladığı günlere döndüğünü söyleyerek başladı.

Uzmanlık eğitimi döneminde yaşadıklarını anlatan Akdağ, pediatrinin diğer hiçbir bir alanına benzemez biçimde, yenidoğancı olmanın büyük fedakarlık gerektirdiğini vurguladı. Akdağ, şöyle konuştu: “O yıllardan bugüne çok şey değişti. Yenidoğan ile ilgilenen uzmanların, pediatristlerin, hemşirelerin iş yükü çok fazla değişmedi, onların fedakarca çalışmaları azalmadı, aksine arttı ama çok şey değişti. Hükümetimizce sekiz yılı aşkın bir süredir dikkatle ve özenle yürüttüğümüz Sağlıkta Dönüşüm Programı var. Bu program Türkiye’ye yeni bir sağlık sistemi getirdi. Kuşkusuz tartışığımız zaman bu sistemin de aksayan, yanlış yönlerini görebiliriz ama bu yeni sistemle elde ettiğimiz çok önemli çıktılar var.” Türkiye’de önemli bir değişimden sonra bile ısrarla sistem tartışması yapanların olduğunu ifade eden Akdağ, “Sistemler tek başına insanlara hizmet edemez. Her sistemin kendi içinde bir tutarlılığı ve bir mantığı olabilir” dedi.

Göreve geldiklerinde, Türkiye’de her 100 bin annenin 60’mın, her 1000 bebeğin de 2 9’unun hayatını kaybettiğini anımsatan Akdağ, Dünya Sağlık Örgütünün 1998’de yayımladığı raporda, Türkiye için bebek ölüm hızını 2025 yılınYenidoğan uzman sıkıntısının hala yaşandığını bildiren Akdağ, “(Türkiye’de doktor sayısı yeterlidir) diyenlerin kulakları çınlasın. Ülkeye ne kadar zarar verdiklerinin farkında değiller. Türkiye’de hekimin en fazla olduğu iller Ankara ve İzmir’dir. Bu illerde biliyorum hekimlerin üzerinde büyük bir iş yükü var” dedi. da binde 16 olarak tahmin ettiğini ancak 2010 yılında bebek ölüm hızının binde 10’a indiğini belirtti. Akdağ, “Bunun için hepinizi kutluyorum” diye konuştu. OECD ülkelerinde 1960’h yıllarda bebek ölümlerinin binde 30, Türkiye’de ise 2000 yılında binde 30 olduğu bilgisini veren Akdağ, “OECD ülkeleri binde 30’u 30 yıl içerisinde binde 10’a çekebildi. Türkiye bu düşüşü 8 yılda gerçekleştirmiştir. Bazıları mukayeseler yapıyorlar ‘Türkiye OECD ülkeleri içinde en geride kaldı’ ama alman mesafeyi iyi görmek lazım. Bebek ölümlerinde OECD ülkelerinin toplamının ortalama olarak 30 yılda aldığı yolu, biz 8 yılda aldık. Bu, çok büyük bir basan” ifadesini dile getirdi. “Dünya Sağlık Örgütü ile bir münakaşanın içindeyiz” diyen Akdağ, Dünya Sağlık Örgütünün uyguladığı hesaplama usulüyle Türkiye’deki bebek ölümlerindeki düşüşün doğru yansıtılmadığını söyledi. Akdağ, şu anda ciddi bir saha araştırması yaptıklanm, gözlemci olarak Dünya Sağlık Örgütünü davet ettiklerini ifade etti. Akdağ, “Bizim Bakanlık kayıtlanınız 2010 bebek ölümlerini 10.4 gösteriyor. Dünya Sağlık Örgütünün 1960’dan beri getirdiği bir metodolojiyi Türkiye’ye dayatmaya hakkı yok. Bu emeğin karşılığını görmek ve göstermek durumundayız” diye konuştu. Yaptıklan çalışmalara da değinen Akdağ, Türkiye’de ikinci ve üçüncü derecede yenidoğan yoğun bakımı yapılabilen merkez sayısının 164’e çıktığını belirtti. Yenidoğan uzman sıkıntısının hala yaşandığını bildiren Akdağ, “(Türkiye’de doktor sayısı yeterlidir) diyenlerin kulaklan çınlasın. Ülkeye ne kadar zarar verdiklerinin farkında değiller. Türkiye’de hekimin en fazla olduğu iller Ankara ve İzmir’dir. Bu illerde biliyorum hekimlerin üzerinde büyük bir iş yükü var” dedi. Böylesine fedakarca hizmet eden hekimlere, yenidoğan hekimlerine, hemşirelerine geçtiğimiz yıllarda çok büyük haksızlıklar yapıldığını belirten Akdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Herhangi bir klinikte beklenebilen bir enfeksiyon çıktığında bazı sağlık ile ilgili örgütler, maalesef tabip örgütleri burada çalışan arkadaşlanmızı tabiri caizse yargısız infaza tabi tuttu. Bunu şiddetle kınıyorum. Bu örgütlerin yardımıyla basın bu değerli arkadaşlara ağır bir biçimde çullanıyor. Bundan 4-5 sene önce meydana gelen, birkaç ünitede meydana gelen olaylar sonucu yaptığımız soruşturmalarda çalışanlarla ilgili hiçbir hata görmedik. Günah değil mi bu insanlan götürüp basının önüne atıyorsunuz? Biz biliyorduk ki o arkadaşlar büyük fedakarlıklarla çalışıyorlar, onlan suçlayan o meslek örgütü yöneticilerinin hayatlannda çalışmadıktan kadar çalışıyorlar. Kendini bilmez morg görevlisi, bir bebeği yanlış bir biçimde ailesine verdi diye bütün bir hastane yönetimi, hocalar, hemşireler hepsini birden suçlamak doğru bir şey mi? Hepimiz biliyoruz ki biz riskli işler yapıyoruz. Türkiye’de yenidoğan bebekler morglarda rehine alınırken seslerini yeterince çıkarmayanlar, bu kadar gayrete rağmen olumsuz bir havayı yaymayı çabaladılar, hala çabalıyorlar. Hala birileri çıkıp da AK Parti sağlığa zararlıdır’ diyebiliyor, günahtır.” Konuşmasının ardından gazetecilerin sorulannı yanıtlayan Akdağ, bir gazetecinin, “Anne ve bebek ölümlerinde ciddi bir düşüş olduğunu söylediniz. Bu oranın daha da geriye düşmesi hususunda ailelere neler düşüyor?” sorusu üzerine, anne ve bebek ölümlerini sıfıra düşürmek hepimizin hayali ama bunu sıfıra düşürmek bilimsel açıdan mümkün görünmüyor. Olabildiğice aşağı çekmek gerekiyor, Bunun için biz elimizden geleni yaptık, yapacağız” dedi. Hamileliğin planlanmasından itibaren kişilerin aile hekimleriyle irtibat içinde olması gerektiğini vurgulayan Akdağ, hamileliğin sürekli ve kontrollü olması, tetkiklerin zamanında yapılması gerektiğini söyledi. Akdağ, “Oluşturduğunuz Sağlıkta Buluşma Noktası portalına başvuralar ne durumda?” sorusuna karşılık, sağlık sektöründe hizmet veren 500 binin üzerinde sağlık çalışanı olduğunu, bu portalla onlarla doğrudan iletişim alam oluşturduklannı kaydetti. Bu portalın adresinin “www.sbn.gov. tr” olduğunu belirten Akdağ, “Henüz bir haftadır yayına başlayan bu portala altı günde 1700 sağlık çalışanı üye oldu. Bu sayının süratle artacağını biliyoruz. Böylece sağlık çalışanlan doğrudan hem Sağlık Bakanı olarak bana hem de özel durundan için Sağlık Bakanlığına mesajlannı iletebilecekler. Bütün sağlık çalışanlannın görüşlerini, önerilerini doğrudan takip edeceğiz. Aslında bir anlamda sağlıkçılann ‘twitter’ı diyebiliriz. Böyle bir zemin oluşturmuş olduk” dedi. Bir gazetecinin, “Merkezi hastane randevu sistemi” ile ilgili sorusu üzerine de Akdağ, bu sistemin 25 ilde uygulandığını söyledi. Bu sistemi iki ay içerisinde 50 ile kadar yayacaklannı bildiren Akdağ, “Hedefimiz, bütün vatandaşlanmızm, bir telefonla doğrudan hastanelerden randevu almasını sağlamak” dedi. Akdağ, “Seçimlere yaklaşırken, ne hikmetse çeşitli partilerde proje patlaması yaşandı. Ayağı yere basan, vatandaşın gerçekten hizmet aldığı, alabileceği projelerle, çalışmalarla biz AK Parti olarak yolumuza devam edeceğiz. Hayali projelerle, gerçekleştirilebileceği pek de belli olmayan projelerle değil” diye konuştu.

FETİ ÖZYÖN/ANKARA (A.A) .

RELATED ARTICLES

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

- Advertisment -spot_img

Most Popular